KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/17892 E., 2018/2699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2018
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
..... Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği senetteki imzanın hile ile alındığını, davalı ile mal alışverişi yapılmadığını, davacının okur yazar olmadığını, davalının senet üzerine 150.000 TL rakamını sonradan yazdığını belirterek davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, taraflar arasında satım sözleşmesi olduğunu, senedin sözleşmede taşınmazın parasının alınmasına rağmen teslim edilmemesinden doğan edime ilişkin düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, takibe konu senede karşı davalı yanca taşınmaz satışına ilişkin olarak verilen senet olduğu savunması getirildiği, bu şekilde senet metninin talil edilerek ispat yükünün üzerine alındığı, davalı tarafından ibraz edilen delillerin senedin iddia edildiği şekilde verildiğini kanıtlamaktan uzak olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibini haksız olarak açtığından dolayı %20 kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının icra takibinde kötüniyetli olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığından kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/17892, K. 2018/2699, 15 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama