KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/18248 E., 2018/3401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıya 2006 yılında araç satıldığını, satıştan kalan 13.619,28 TL borcun bulunduğunu, davalının araca ait servis bakım ücreti olan 686,91 TL ile davacının yakıt istasyonundan aldığı 459,15 TL’lik yakıt bedelini de ödemediğini, faizi ile birlikte toplam 34.923,27 TL alacağa ilişkin olarak icra takibi başlatıldığını, davalının açılan bu icra takibini borcun 34.488,27 TL.lik kısmına itiraz ederek durdurduğunu belirterek itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davalının 28 yıl davacı şirkette çalıştığını, iş akdinin haksız feshi nedeniyle dava açarak tazminata hak kazandığını, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, araç satışından dolayı borcunun olmadığını, servis bakım ücretinin 435,00 TL .sinin icra takibinde kabul edildiğini,yakıt fişlerinin sonradan düzenlendiğini, üzerindeki imzaların davalıya ait olmadığını, temerrüt gerçekleşmediğinden faiz de istenilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça dosyaya sunulan 02/11/2009 tarihli 171 TL'lik ve 07/11/2009 tarihli 147,42 TL'lik benzin fişlerindeki imzanın davalıya ait olduğu,14/12/2009 tarihli benzin fişinde davalıya ait imzanın bulunmadığı, davacı tarafın araç satım bedeli ve servis bakım bedeline ilişkin alacaklı olduğuna dair tek taraflı düzenlenen fatura dışında herhangi bir delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 318,42 TL miktar üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/18248, K. 2018/3401, 19 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama