KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/18317 E., 2017/3858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tic. Mah. Sıf.
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmasız, davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılar vek. Av. ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin 27.07.2007 tarihinde davalılardan ... plakalı aracı 79.000,00 TL bedelle satın aldığını, noter satışında aracın değerinin 55.500 TL olarak gösterildiğini, aracın hırsızlık malı olduğu gerekçesiyle emniyetçe zaptedilerek müvekkilinin elinden alındığını, bu nedenle müvekkilinin ticari faaliyetlerini gerçekleştiremediğini ileri sürerek 27/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 79.000,00 TL araç satım bedeli, kamyonun kullanılamamasından dolayı fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL maddi tazminat ve araç satışındaki mağduriyetleri ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin aracı 16.07.2007 tarihinde ...'dan 55.000,00 TL bedelle satın aldığını ve aracın 27.07.2007 tarihinde 55.500,00 TL bedelle davacıya satıldığını, hırsızlık malı olduğunu müvekkillerinin bilmesinin veya biliyor olmasının mümkün olmadığını, davacının araca el konulmasından dolayı ciddi bir değer kaybının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının ...Noterliğinde yapılan satış sözleşmesiyle ... plakalı aracı satın aldığı, ancak aracın hırsızlık malı olması sebebiyle araca el konulduğu, sözleşme bedelinin 55.000,00 TL olduğu, zapt nedeniyle davalının sorumlu olduğu, sözleşme bedeli ve işleyen faizlerden davacının elde ettiği gelir düşülmek suretiyle zapta karşı tekeffül bakımından davacının 90.009,12 TL alacağının tespit edildiği, maddi tazminat yönünden davacının zararını ispat edemediği,
manevi tazminat bakımından meydana gelen zarardan dolayı davalıların kusurlu olmadığı gerekçesiyle davacının aracın zapt edilmesi sebebiyle 90.009,12 TL alacağının davalılardan tahsiline, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu aracın resmi satış senedinde satış bedeli 55.500,00 TL olarak gösterilmiştir. Aracın idarece zaptedilmesi nedeniyle somut olayda zapta karşı tekeffül hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu durumda araç satış bedeli olan 55.500,00 TL'nin aracın fiilen zaptedildiği tarih olan 12.03.2012 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekir. Para ve aracın karşılıklı olarak kullanılması nedeniyle semenin tenzili ve satış tarihinden el koyma tarihine kadar faiz isteminde bulunulamaz. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/18317, K. 2017/3858, 17 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama