KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/185 E., 2016/9805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalı tarafından başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı ...'nın takip dosyasında toplam 12.853,19 TL borçlu olduğu, söz konusu miktar dışındaki takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı şirket yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.'nın 72. maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında, davacı borçlunun borçlu olmadığı miktar hüküm fıkrasında açıkça gösterilerek menfi tespit hükmü kurulur.
Bu durumda mahkemece, HMK'nın 26. maddesi de gözetilerek, taleple bağlılık kuralı çerçevesinde davacının borçlu olmadığı miktar saptanarak menfi tespite hükmedilmesi gerekirken, davanın niteliği gözardı edilerek, borçlu olunmayan miktar belirtilmek yerine borçlu olunan miktar üzerinden olumlu tespit hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kabul şekli itibariyle de taraflar yararına hükmedilen vekalet ücretinin de hangi miktar üzerinden hesaplandığı açıklanmadığından hüküm bu yönüyle de denetime elverişli olmadığından bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/185, K. 2016/9805, 31 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama