KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/18527 E., 2017/4086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Açık Satış Noktası Satış Sözleşmesi ile Kapalı ve Açık Nokta Sözleşmeleri Ek Protokolü imzalandığını, ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/43 D. İş sayılı dosyası aracılığıyla yaptırılan tespitte müvekkilinden uzun süredir ürün almayan davalının başka marka ürün satarak sözleşmeyi ihlal ettiğinin tespit edildiğini ileri sürerek anılan ek protokolün 2. maddesi uyarınca davalıya yapılan 27.500,00 TL nakit bazlı katkının anılan sözleşmenin 16. maddesi uyarınca bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi oranında işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/43 D.
İş sayılı dosyasında yapılan tespit ve bilirkişi raporunun müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, tespit dosyasında yapılan keşif esnasında buzdolabında bulunan davacıya ait ürünlerin tespit edilmediğini, davacıya ait fıçı kulesinin davacı elemanları tarafından sökülüp götürüldüğünün söylenmesine rağmen bu hususun tespit bilirkişi raporunda yer almadığını, tespit bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin işin uzmanı olmadığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının Rekabet Kurulundan ceza yememek için sözleşmeye yazmadığı bir takım taleplerini baskı yaparak müvekkilinden istediğini,
davacının şartlarını kendisinin belirlediği tek taraflı olarak hazırlamış olduğu sözleşmeye dayandığını, bu durumun silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, talep edilen faiz türünü de kabul etmediğini, müvekkilinin yapmış olduğu satış miktarına göre hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafndan ihlal edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının davalıya ödediği katkı payını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 27.500,00 TL'nin 02/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/18527, K. 2017/4086, 23 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama