KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/19648 E., 2017/5890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vek. Av. ...'un duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 5 yıllık bayilik anlaşması ve satış yeri çerçeve protokolü uyarınca müvekkiline peşin satış geliştirme teşvik primi olarak 350.000 USD+KDV ödendiğini, sözleşmeye konu akaryakıt istasyonunun bulunduğu alanın imar düzenlemesi kapsamında yıkılıp, davacının işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiğini buna istinaden Enerji Piyasaları Düzenleme Kurumu tarafından bayilik lisansının da sona erdirildiğini, davalı şirketin 245.211,84 TL +KDV miktarın ödenmesi talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin iade etmek zorunda kaldığı peşin satış geliştirme teşvik priminin sözkonusu olmadığını,
müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ederek müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle sona erme mutabakadında belirtilen 245.211,84 TL+KDV miktarı kadar borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bayilik anlaşmasının süresinden önce sona ermesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacıya ödenen peşin satış geliştirme priminin bakiye anlaşma süresine tekabül eden kısmını davalıya ödemek durumunda olduğunu, davacının imzaladığı "Sona Erme Mutakabakı" ile bunu kabul ve taahhüt ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bayilik ilişkisine konu petrol istasyonunun yıkılmasından dolayı tarafların bir araya gelerek davadan sonra protokol imzaladıkları, protokolün taraflar arasındaki sözleşmenin kuruluşunda ödenen 350.000 USD+KDV'den sözleşmenin süresinden önce sona ermesinden dolayı bakiye süreye ilişkin karşılıksız kalan orandaki paranın davalıya iadesine yönelik olup, bu konuda protokol yapılarak, borç kabul edilip ödemenin davadan sonra yapıldığı ve davacının bunun iradeyi fesada uğratan bir sebeple meydana geldiğine ilişkin herhangi bir delil ve iddiasının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/19648, K. 2017/5890, 14 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama