KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/198 E., 2017/4711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin yapımını üstlendiği okulun temelinde kullanmak için davalıdan beton satın aldığını, alınan betonun basınç mukavemetinin 25 N/mm² olması gerekirken 12.8 N/mm²’lik değerde gizli ayıplı betonun verildiğini, davalı taraftan alınan beton ile inşaat temeli atıldıktan sonra başka bir firmadan alınan betonla inşaatın geri kalan kısmının yapıldığını, inşaatın temelinde kullanılan betonun olması gerekenin çok altında kalitede olduğu için inşaatın yıkılmasının istendiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını iddia ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 13.05.2014 tarihli dilekçesi ile ıslahla tazminat talep miktarını artırarak 36.351,58 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazı ile birlikte, sözleşmede alıcı ... İnş. olduğundan davacı adına açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, süresinde bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, müvekkilinin kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, betonun mukavemetini test etmeden yeni imalat yapmasının kendi kusuru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre 05.05.2011 tarihli beton numunesi basınç olayının deney raporları ile satım konusu betondaki ayıbın davacı tarafça öğrenilmesine rağmen davalıya herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, ayıbın öğrenilmesinden sonra tespit yaptırılıp, tespit raporunun davalı tarafa 27.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve dava dilekçesinin tebliğ tarihi olan 03.08.2011 tarihinde davacı tarafın ayıp iddiasında bulunduğunu, ayıbın gizli ayıp olduğu kabul edilse bile davacı tarafından ayıbın derhal davalı tarafa bildirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/198, K. 2017/4711, 8 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama