KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/20161 E., 2017/6539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin ... şubesinde kredi kartı hesabının bulunduğunu, 22.01.2010 tarihinde müvekkilinin kredi kartı hesabından 3.910,00 TL tutarında ... Telekominikasyon tarafından para çekildiğini,müvekkilinin bu ödemeye muvafakatı olmadığı ve herhangi bir bu hususta da form doldurmadığından bankaya itiraz ettiğini, paranın iadesiyle ilgili herhangi bir işlem yapılmaması üzerine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müşterilere elektronik ortamda alışveriş yapabilmeleri amacı ile sadece kendilerinin bilmesi gereken şifre verildiğini, şifre olmaksızın bu işlemin yapılamadığını, sözleşme gereği sorumluluğun davalıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, dava konusu işlemin müvekkili şirketin bayisi olan ... İletişim(... ) tarafından yapıldığını, davanın belirtilen kişiye ihbarı gerektiği savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda,davacının alacak iddiasında bulunduğu itiraza konu işlemde mail order talimatı bulunmadığı, ancak davacının Banka çağrı merkezi görevlisi ... ile yaptığı 05.04.
2010 tarihli telefon görüşmesinde malın alınamaması nedeni ile işleme itiraz ettiğini, davacının esasen alışverişi yaptığını kabul ettiği,davacının işlemi elektronik şifre kullanmak suretiyle kart- şifre birliği içinde yapmış olduğu, şifreye ilişkin bilgilerin korunmasına ilişkin sorumluluğun davacıya ait olduğu, işlemde şifre bilgisi kullanılmış olduğundan ve şifrenin kullanımında bir sahtecilik bulunduğunun da tespit edilemediğinden davalıların davacının mal alımı sonucu ödediği tutarı iade yükümlülüğünün olmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/20161, K. 2017/6539, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama