KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/20260 E., 2017/6136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak ve rücuen tazminat davalarının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kabulüne, birleşen davaların reddine yönelik olarak verilen hükümlerin asıl davacı, birleşen davalı ...Ltd. Şti. vekilince ve birleşen davacı ...A.Ş. vekilince duruşmasız, asıl davalı ...Ltd. Şti. vekilince ve birleşen davacı, birleşen davalı ...Ltd. Şti. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davalı ...Ltd. Şti. ve birleşen davacı-davalı ...Ltd. Şti. vek. Av. ... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Anayasanın 141/III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK.'nın 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görmektedir.
Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece asıl ve birleşen davalarda verilen hükümlerin gerekçesi net olarak anlaşılamamaktadır. Böyle bir sonucun ortaya çıkmasının sebebi yersiz olarak davaların birleştirilmesidir.
Mahkemece birleşen davaların tefrikine karar verilerek, her bir dava açısından tarafların iddia ve savunmaları incelenip tartışılarak, yeterli ve denetime elverişli bir gerekçe ile hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/20260, K. 2017/6136, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama