KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/257 E., 2016/8242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıların murisi ...tarafından keşide edilerek müvekkiline verilen senet bedelinin ödenmediğini alacağın tahsili için davalılar aleyhine girişilen takibin davalıların itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... kendi adına asaleten çocuklarına velayeten sunduğu cevap dilekçesinde, takibe konu edilen senetteki imzanın murislerine ait olmadığını, eşinin davacıya bir borcu da bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller birlikte değerlendiririlerek aldırılan iki bilirkişi raporu birlikte irdelendiğinde, senetteki keşideci imzasının davalılar murisine ait olduğunun kesin şekilde belirlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında aldırılan 23/12/2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davaya konu senet üzerindeki keşideci imzasının basit tersimli imza olması nedeniyle davalılar murisine aidiyeti hususunda bir tespite varılamadığı, ikinci kez aldırılan 12/06/2015 tarihli heyet raporunda ise, keşideci imzasının kuvvetle muhtemel davalılar murisi ...'nın eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Bu rapor kapsamları birlikte değerlendirildiğinde, keşideci imzasının ...'ya ait olup olmadığı hususunda kesin bir kanaata varılabilmesi için yeniden konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şeklide hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/257, K. 2016/8242, 4 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama