KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/3440 E., 2016/13166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tük. Mah. Sıf.
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı asil, davalı banka ile arsa alımı için kredi kullanmak amacıyla matbu kredi sözleşmesi akdedildiğini, önceden kendisine bilgilendirme yapılmadan sözleşme kapsamındaki ödemelerin tahsil edildiğini, kredi veren bankanın sözleşme esnasında bilgilendirme yapması gerektiğini, bankanın kendisinden bu bilgileri gizleyerek mağduriyetine sebep olduğunu ileri sürerek haksız ve yasal olmayan şekilde kendisinden yapılan fazladan tahsilin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kullanmış olduğu kredinin ticari kredi olduğunu, 6102 sayılı TTK madde 5 uyarınca ticari krediler açısında görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, "Ticari Genel Kredi Sözleşmesi" ibareli sözleşme imzalansa bile krediyi kullanan kişinin tacir olmadığı, kredinin tüketici kredisi olarak kabulünün gerektiği, bu nedenle mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunun yerinde olduğu, bilirkişi raporu doğrultusunda 6142,50 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan ve fazla ödendiği iddia edilen bedelin tahsiline ilişkindir. 6102 sayılı TTK madde 4/f uyarınca bankalarla imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili hukuk davalarına bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemelerine aittir. Yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/3440, K. 2016/13166, 10 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama