KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/3581 E., 2016/9213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- ... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 14/10/2014
- Numarası
- 2008/461-2014/392
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin okuma yazmayı az bilen yaşlı ve hastalığı bulunan ve bu nedenle aldatılmaya müsait yapıda bir insan olduğunu, davalı ... ve müvekkilinin öz oğlu ... ile işbirliği yaparak müvekkilini kandırarak boş ve küçük bir kağıda imza attırdıklarını, dava konusu bonoya dayalı olarak davalının müvekkili ve daha sonra müvekkilinin oğlu ...'in annesine bu işi para için yaptığını itiraf ettiğini, savcılığa bu konuda suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin davalı ... ile hiçbir ticari, ticaret dışı alışverişi olmadığını, müvekkilinin imza attığı boş kağıdın bono olup olmadığını bilmediğini,
imza incelemesi yapıldığında senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşılacağını ileri sürerek,dava konusu 57.000 TL'lik bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili,davacının eşine ait taşınmazın müvekkiline devri karşılığında davacı ve oğlunun 51.000 TL aldıklarını ve ayrıca 6.000 TL borçlarının müvekkilince ödendiğini,bu sebeple davacı ve oğlunun 57.000 TL bedelli dava konusu senedi düzenleyip müvekkiline verdiklerini, taşınmazın devrinin yapılmaması ve bedelinin ödenmemesi üzerine senedin takibe konulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve alınan Adli Tıp Raporu doğrultusunda,dosyaya sunulan ve ceza davasından alınan raporlarla dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşıldığı, davacının aldatma iddiasına ilişkin ceza yargılaması sonunda beraat kararı verildiği, ayrıca davacının icra takibine konu edilen başka imzalamış olduğu bonoların da olduğu gözetildiğinde aldatılma iddiasının inandırıcı olmadığı,davacının,davalının bu miktarda senet hamili olmasının ekonomik durumu ile bağdaşmadığı yönündeki iddiasının kambiyo senedinin sebepten mücerret olması nedeni ile incelenmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/3581, K. 2016/9213, 23 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama