KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/3640 E., 2016/15052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'nın davalı bankadan kredi kullandığını, diğer davacıların krediye müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, kullanılan bu kredinin tamamen ödendiğini, davalı banka tarafından ikinci defa kredi kullanıldığı gerekçesiyle takip başlatıldığını, 9.000 TL tutarındaki bu kredinin müvekkilinin bilgileri kullanılarak 3.kişi tarafından çekilmiş olduğunu ileri sürerek, ....İcra Müdürlüğü'nün 2010/5258 sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredinin davacının talebiyle kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek takibe geçildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, banka kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, bankanın takibe konu kredi nedeniyle davacılardan alacaklı olduğu, asıl kredi borçlusu ... imza itirazında bulunmuş ise de, ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan imza incelemesiyle, kredinin hesaptan çekildiğini gösterir dekonttaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediye karşı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı ... adına düzenlenen 30/01/2009 tarihli 8.440 TL bedelli belgedeki imzanın ...'ya ait olup olmadığı yönünde yapılan incelemede bilirkişiler 16/06/2015 tarihli raporlarında ''İmzanın ... eli mahsülü olduğu hususu mümkün ve muhtemel olarak görülmüştür'' şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bu tespit kesin bir sonuç bildirmemektedir. Mahkemece, ...'nın huzurda imza örnekleri alınarak , yeni bir bilirkişi kurulundan, imzanın kesin olarak ...'ya ait olup olmadığı yönünde rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/3640, K. 2016/15052, 23 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama