KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/4046 E., 2016/10402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabının banka çalışanı tarafından boşaltıldığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporları ile davacının hesabının banka çalışanı tarafından boşaltıldığını ve hesabından imzası olmayan dekontları ile para çekildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yan, hesabından banka çalışanı tarafından talimatı ve onayı olmadan para çekildiğini iddia etmekte, davalı yan ise davacı hesabındaki paranın davacı ve/veya vekili tarafından çekildiğini savunmaktadır.
Açıklanan bu iddia ve savunma karşısında mahkemece, davacının hesabından çekilen paralara ilişkin tüm dekont örnekleri davalı bankadan celp edilerek, dekontlar altındaki müşteri imzasının davacı ve/veya davacının hesabından para çekme yetkisi bulunduğu anlaşılan vekili Mehmet Ali Bileç'e ait olup olmadığı hususunda davacı isticvap edilerek, imzanın inkar edilmesi halinde imzanın davacı veya yetkilisi Mehmet ...'e ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/4046, K. 2016/10402, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama