KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/406 E., 2016/12606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin ...
Apart adlı taşınmazın maliki olduğunu, davalının bu taşınmazı almak istediğini ve müvekkilinden aracı almasını istediğini, müvekkilinin aracı olarak taşınmazın daha önceki maliki ile ön sözleşme imzaladığını, davalının taşınmazın bedelini ödememesi üzerine müvekkilinin apartı Rusya'daki akrabalarından para yardımı alarak kendi adına satın aldığını, davalının müvekkilinin Rusya'daki ailesinden otel alımı için gelecek para konusunda para transferi için yardımcı olabileceğini, vergi yükümlülüğü doğmadan havale yaptırabileceğini belirttiğini,
müvekkilinin akrabaları tarafından müvekkiline verilmek üzere davalının adına ve hesabına para gönderildiğini, bu paranın da davalı tarafından müvekkili hesabına havale edildiğini, davalının havale makbuzlarına dayanarak takip başlattığını ileri sürerek takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin apartı satın almak istediğini, müvekkili yabancı ülke vatandaşı olduğundan işlemlerin uzun süreceği bahanesiyle davacının ilk önce taşınmazı üzerine alacağını daha sonradan müvekkili adına devir işlemlerini gerçekleştireceğini beyan ettiğini, müvekkilinin davacıya inanarak davaya konu bedelleri hesabına otel alım satım bedeli açıklamaları olarak gönderdiğini, davacının tapuyu devretmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı vekili tarafından sunulan taşınmaz satışına ilişkin belgeler ile bu taşınmazların satışından elde edilen paraların davalıya verildiği ve davalı tarafından davacıya havale edildiği hususundaki illiyet bağının kurulamadığı, davalı tarafından davacıya yapılan banka havalesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/406, K. 2016/12606, 26 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama