KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/5214 E., 2016/10537 K.·Yargıtayilamı Asıl Ve Birleşen Dava
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2016
- Mahkemesi
- ... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/10/2014
- Numarası
- 2014/384-2014/266
- Dava davacısı
- ....
- Davalıları
- ...
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen dava davalısı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, davalı ....'nin müvekkili hakkında müvekkilinin lehdar olarak göründüğü 30/04/2012 tarihli 33.000,00 TL bedelli bir çeke dayalı olarak ..... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkilinin çekte taraf olanlarla ticari ilişkisinin olmadığını, çekin arkasında yer alan ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin icra takibine konu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalı ....'nin müvekkili hakkında müvekkilinin lehdar olarak göründüğü 04/05/2012 tarihli 33.000,00 TL bedelli bir çeke dayalı olarak .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkilinin çekte taraf olanlarla ticari ilişkisinin olmadığını, çekin arkasında yer alan ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin icra takibine konu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili, müvekkilinin diğer davalı şirketle imzalamış olduğu faktoring sözleşmesi kapsamında ve ilgili yönetmeliğe uygun olarak çekleri tevdi aldığını, davacının kötüniyetli olarak imza itirazında bulunduğunu, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen davalarda diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusu çeklerin ve davalı faktoring şirketi tarafından sunulan faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, çeklerdeki imzaların davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davacının asıl ve birleşen davaya konu çekler nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı, bunun yanında davacının tazminat talebinin haklı görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine, icra takiplerine konu çekler nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dava davalısı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/5214, K. 2016/10537, 13 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama