KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/5383 E., 2017/2578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalı tarafından müvekkilleri hakkında 15.06.2012 tanzim 09.11.2012 vade tarihli 151.000,00 TL bedelli ve yine 15.06.2012 tanzim 19.11.2012 vade tarihli 24.000,00 TL bedelli senetlere dayalı olarak ayrı ayrı kambiyo takibi yaptığını, bu senetlerdeki imza ve yazıların müvekkilinin eli ürünü olmadığını ve senet üzerindeki şirket kaşesinin de müvekkili şirkete ait olmadığını, senetlerde sahtecilik yapıldığını, ayrıca davalı tarafça senetlerin hile yoluyla ele geçirildiğini belirterek icra takibine konu edilen senetlerden dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin dayanağı senetlerin iptaline, davalıların %20'den az olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senetlerdeki kaşe ve imzaların davacılara ait olduğunu, davacının icra takibine konu edilmiş mevcut borçlarına karşılık senetleri verdiğini, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin miktarı ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ... Kurumundan alınan rapor ile bonolardaki keşideci/borçlu imzalarının davacı ... eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde davacının imza inkarı ve sahtecilik iddiasını kanıtlayamadığı, kaldı ki bonodaki düzenleniş nedeninin "nakden" olduğu gözetildiğinde, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispatının mümkün olmadığı,
her ne kadar davacı tarafça dava konusu bonoların hile yolu ile davalı tarafından ele geçirildiği ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamında alınan tanık beyanlarının hile olgusunu ispatlamaya yeterli olmadığı, davacı tarafın bu iddiasını da kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/5383, K. 2017/2578, 29 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama