KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/5563 E., 2016/10163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2016
- Mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/02/2015
- Numarası
- 2014/112-2015/29
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilli ile dava dışı ... arasında akdedilen tarımsal kredi sözleşmesinin davalılar tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşme uyarınca kullandırılan krediye ilişkin borcun ödenmesinde temerrüde düşülmesi üzerine hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazlarının devam ettiğini, ayrıca müvekkillerinin talep edilen tutarda borçlarının olmadığını, faiz oranına da itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalıların davacı bankadan kredi kullandıkları, ancak ödeme yaptıklarına dair herhangi bir delil ve belge sunamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar, dava dışı şirketle davacı arasında akdedilen tarımsal kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır. Dolayısıyla davalı kefiller borçtan kefalet limitleri dahilinde ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumludurlar. Mahkemece konusunda uzman bir bilirkişiye davacı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak davalı kefillerin sorumlu oldukları borç miktarı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/5563, K. 2016/10163, 6 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama