KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/5612 E., 2016/14390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen dosya davalısı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen dosya davacısı vekili Av.... Aslan ile asıl ve birleşen dosya davalısı vekili Av. ...’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete bir kısım malzemeler sattığını,buna ilişkin fatura tanzim ettiğini,borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını,ancak davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, takip konusu asıl alacak olan 195.486,00 TL yönünden itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili,yapılması gereken tüm ödemelerin davacı şirkete yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete mal ve hizmet satımı yapıp fatura kestiğini, davalı şirketin bu faturayı tebliğ alarak ticari defterlerine kaydettiğini,fatura bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını,davalının açılan takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini belirterek,itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davacının aynı fatura üzerinden daha önce icra takibi başlattığını,bu takibe itiraz edildiğini ve itirazın iptali davası açıldığını,bu dava devam ederken davacının aynı faturaya dayanarak yeni bir icra takibi başlattığını,bu takibe de itiraz ettiklerini ve bu davanın açıldığını,bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını,müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takip dayanağı faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu için davalının fatura bedelini ödediğini ispatlaması gerektiği, davalı tarafından davacıya yapıldığı belirtilen ödemelerin dava dışı Senai Yakışır’a yapıldığı,bu kişinin davacı şirketin yetkilisi olmadığı,
çekle yapılan ödemelerin çekleri ciro ile alan dava dışı Senai Yakışır’a yapıldığı,davacıya yapılmadığının görüldüğü,davacının defterlerine göre davalıdan 267.680,00 TL alacaklı olduğu,davalının davacı adına SGK’ya yaptığı üç adet ödeme toplamı olan 16.255,96 TL düşüldüğünde, davacının davalıdan 251.424,04 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne,alacak likid olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,
birleşen dava yönünden ise,davacının asıl dava dosyasındaki faturaya dayanarak icra takibinde bulunduğundan davalının derdestlik itirazının yerinde görüldüğü,birleşen dosyadaki takip konusu 238.480,00 TL alacaktan, asıl davada talep edilen 195.486,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 42.994,00 TL alacağa itirazın yerinde görülmediği gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulüne, alacak likid olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosya davalısı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/5612, K. 2016/14390, 7 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama