KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/562 E., 2016/12476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu bononun tarafların aralarında yaptıkları gayrimenkul hisselerinin devri sözleşmesinin eki olduğunu ve davalıya teminat amacıyla verildiğini, bononun ne şartlarda verildiğinin sözleşmede yazılı olduğunu, sözleşme konusu taşınmazların devrinin mümkün olmaması nedeniyle sözleşmenin feshedilmesine rağmen davalının bonoyu müvekkiline iade etmediğini, dolayısıyla bononun bedelsiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sulh hukuk mahkemesinde açılan ortaklığın giderilmesi davasında satışa karar verildiğini, ancak davacının taşınmazlardaki tüm hisseleri satın almak istemesi üzerine söz konusu sulh hukuk dosyasındaki satıştan feragat ettikleri ve davacı ile sözleşme yapılarak 223.000,00 TL 'ye anlaşma sağlandığını, yapılan anlaşmaya konu taşınmazların hisselerinin Tarım İl Müdürlüğü tarafından satışına izin verilmemesi üzerine davacının taşınmazların yeniden satışını talep edeceğini, taşınmazları ihalede kendisinin alması durumunda sözleşmede belirtildiği şekilde ödeme yapacağını,
kendilerinin ihaleye katılmamalarını beyan etmesi üzerine müvekkilinin ihaleye katılmadığını ve taşınmazların tamamının davacı tarafından satın alındığını, ihale kesinleştikten sonra müvekkiline 107.287,00 TL isabet ettiğini ve aradaki farkın davacı tarafından ödeneceğinin taahhüt edilmesine rağmen ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığa konu sözleşme kapsamında sözleşmede belirtilen taşınmazların Tarım İl Müdürlüğünce satışına muvafakat verilmemesi sonucu iradi olarak devredilemediği anlaşıldığından dava konusu sözleşmenin ifasının mümkün olmadığı, bu halde sözleşmeye konu alacağa ilişkin teminat olarak verildiği sözleşme metninden anlaşılan ve takibe konu edilen bonodan dolayı davacının davalıya bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/562, K. 2016/12476, 19 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama