KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/5837 E., 2017/1420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin, güvenlik ve bilişim sistemlerine ilişkin araç gereçlerin satımına dair ticari faaliyetlerle uğraştığını, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla ... ....İcra Müdürlüğü' nün 2013/8439 sayılı dosyası ile borçlu hakkında başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline ve %...' den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, hakkında posta yolu ile gönderilen fatura nedeni ile icra takibi yapıldığını, davacıdan mal satın aldığının ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalının kendisine teslim edilen takip konusu irsaliyeli fatura içeriğine karşı bir itirazda bulunmadığı, bu durumda davalının fatura içeriği malları teslim aldığı ancak bedelini ödemediğinin kabul edilmesi gerektiği, borcun likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava satış bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı satıcının öncelikle malın teslim edildiğini kanıtlaması gerekir. Mahkemeye sunulan belgelerde, teslime ilişkin davalı imzasını taşıyan belge bulunmamaktadır. Mahkemece ispat yükünün davacı satıcıda olduğu kabul edilerek davacı delilleri değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/5837, K. 2017/1420, 23 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama