KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/5901 E., 2017/1764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan satın aldığı mal bedelini peşin olarak ödediğini, davalının kararlaştırılan malları göndermemesi üzerine ödenen bedelin iadesini sağlamak için açtıkları icra takibinin, davalının itiraz etmesiyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki, görev, husumet, derdestlik itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava avans olarak gönderilen havalenin mal gönderilmemesi sebebiyle iadesine yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının davalının ... Bankası ...
Şubesi nezdindeki hesabına 50.000 TL para gönderdiğinin dosya kapsamına göre sabit olduğu, davalı bu havalenin sebebini açıklayamadığına göre havalenin bedelsiz olduğunun kabulü gerektiği,ancak davalı icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne,...
İcra Müdürlüğü'nün 2012/6660 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın kısmen iptali ile, 50.000 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı olarak banka havale dekontu gösterilmiştir. Havale dekontunda gönderen davacı ... görünmekle birlikte havalenin "..." için yapıldığı yolunda şerh düşülmüştür. Bu durumda havale davacının hesabından yapılsa bile dava dışı ... için yapıldığının kabulü gerekir. O halde somut olay bakımından dava açma sıfatı dava dışı ...'e ait olup davacının dava açma sıfatı bulunmadığı gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/5901, K. 2017/1764, 6 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama