KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/7087 E., 2017/899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, borcun zamanında ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine başlatılan takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve % ... oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı bankaya borcu bulunmadığını, borca dayanak Bireysel Kredi Sözleşmesinde kefilliğinin bulunmadığını, genel kredi sözleşmesinin tüm sayfalarında imzasının bulunmadığını, sözlşeme maddelerinin müzakere edildiğimne ilişkin beyan bulunmadığını, öncelikle asıl borçluya gidilmesi gerektiğini, kefalet sözlşemesinde sorumlu olunan miktarın kesin olarak belirlenmediğini belirterek davanın reddi ile % ... tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinde kefalet nedeniyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Kefil kefaleti bulunan sözleşme uyarınca kefalet limiti kadar kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Mahkemece bilirkişi raporu alınmışsa da bu bilirkişi raporu denetime açık mahiyette değildir. Mahkemece bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiden yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle rapor alınarak davalıların kefalet imzası bulunan kredi sözleşmesi kapsamında takip tarihi itibariyle kredi borçları bulunup bulunmadığı belirlenip açıklanan ilke uyarınca sorumlu olacakları miktar tespit edilerek karar verilmesi gerekirken imzaları bulunmayan sözleşmeden sorumlu tutulmaları doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/7087, K. 2017/899, 8 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama