KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/841 E., 2016/8035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Gıda Temizlik Danışmanlık Ltd.
Şti'nin eski hissedarı ve yetkili müdürü olduğunu, 24.11.2011 tarihinde şirket hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, müvekkilinin hissedarı olduğu dönemde adı geçen dava dışı şirket için davalı bankaya kredi talebinde bulunulduğunu, kullanılacak kredi için davalı banka tarafından alınan bonoyu müvekkilinin avalist olarak imzaladığını, ancak o dönemde tahsis olunan kredinin kullanılmadığını, daha sonradan şirket ortaklığından ayrılan müvekkilinin davalı bankaya ihtarname keşide ederek şirketten ayrılması nedeni ile bu tarihten sonra şirkete verilecek kredilerden dolayı sorumlu olmayacağını, kefillikten vazgeçtiğini bildirdiğini,
bu ihtarnameden sonra dava dışı şirket tarafından kredi kullanıldığını, bu kredinin ödenmemesi üzerine bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini ileri sürerek icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı şirketle imzalanan genel kredi sözleşmesinde kefil olarak yer aldığını, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borcunun ödenmediğini, kredinin geri ödenmesi için bononun müvekkiline verildiğini, davacının tek taraflı olarak bildirdiği irade beyanı ile kefaletten vazgeçmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller doğrultusunda, davacının kefili olduğu şirketin kullandığı krediler nedeniyle sorumlu olmadığını davalı bankaya karşı ileri süremeyeceği, davacının bonoyu imzalarken sonradan kullanılacak krediyi öngörmesi gerektiği, davalı banka lehine tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalı yararına %20 tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/841, K. 2016/8035, 2 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama