KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/8851 E., 2017/4053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı... isimli şahıs arasında yapılan adi yazılı sözleşme ile dava dışı ...'nun maliki bulunduğu tapusuz taşınmaz ve bu taşınmaz üzerinde bulunan meskenin 35.000.00 TL bedelle satın alındığını ve karşılığında müvekkili tarafından 30/07/2007 tarihli,35.000.00 TL bedelli bononun tanzim edilerek dava dışı şahsa verildiğini,davalı ...'ın eşi ... tarafından dava dışı ...'in hile ile kandırılarak dava konusu senedin ele geçirildiğini ve ...
İcra Müdürlüğünün 2007/2265 sayılı dosyası ile davacı ve dava dışı ... aleyhine icra takibi yapıldığını, dava dışı ... tarafından davalı ...'ın eşi ... aleyhine ...
2.Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava neticesinde davanın kabulüne karar verilerek ... hakkında takibin iptaline karar verildiğini, davacı aleyhine yapılan icra takibinin kesinleşmesi üzerine müvekkili hakkında işlem yapıldığını, tapusuz taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı binanın enkaz bedelinin borca karşılık davalı tarafından ihale ile satın alındığını belirterek, senedin kötü niyetle davalının eline geçmiş bulunması nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline ve davalıya ödenen 13.300.00 TL 'nin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istirdat davası açısından zaman aşımının gerçekleştiğini, davaya dayanak senedin ciro yolu ile kendilerine geçmiş bulunduğunu ve ödenmediğini savunarak, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının dava konusu senedi ödediğine yönelik her hangi bir belge ve delil ibraz etmediği, davalı ile senedi ciro eden dava dışı ... isimli şahıs aralarındaki hukuki ilişkinin davacı borçluyu ilgilendirmediği ve davacının söz konusu senetten dolayı borcunun halen devam ettiği, istirdat talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle, menfi tespit ve istirdat davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/8851, K. 2017/4053, 22 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama