KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/979 E., 2016/3578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin eşinin minibüs işletmeciliği yaptığını, fakat işletmenin müvekkilinin adına olduğunu, zaten müvekkilininde okur yazar olmadığını, söz konusu aracın çalıştığı firmadan otobüs alımı için para istenince, müvekkilinin eşi ile birlikte ......
Esnaf Kredi Kooperatifine başvuru yaptıklarını, kooperatif başkanının müvekkiline kooperatife üye edeceğini ve iki de kefil bulunması gerektiğini söylemesi üzerine kendilerinin ancak bir kefil bulabildiklerini, kooperatifin ise sahte ikametgah ve sahte kefil bularak,
okur yazar olmayan müvekkiline imza sirküleri çıkarttığını, 3-4 gün sonra telefon edilerek Halk Bankası'ndan gidip paranızı alın dediklerini, bankadan 6.000 TL ödeme yapıldığını, daha sonra banka müfettişinin çağırması üzerine müvekkili adına 25.000 TL kredi kullandırıldığını öğrendiklerini, müvekkilinin 6.000 TL kredi çektiğini, ancak 25.000 TL kredi kullanmadığını, bu parayı da almadığını, alınan kredinin de faizi ile birlikte ödendiğini ileri sürerek, müvekkilinin 16.01.2007 tarihli sözleşmeden dolayı 18.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tacir olması nedeniyle okuma yazma bilmediği, sahte ikametgah hazırlandığı ve dekonttaki rakamı bilmediği iddiasında bulunamayacağını, hatta kendisinin de iddia etmiş olduğu bir kısım sahte işlemlerin farkında olup, bunlara göz yumarak iddia ettiği sahteciliğe ortak olduğunu, ortada davacının çekmiş olduğu bir kredi ve imzaladığı bir dekontun mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda; davacının gerçekte 6.000 TL'lik kredi kullanmak istediği ve bu kapsamda da kendisine 6.000 TL ödemede bulunulduğu, ancak davalı bankaca 6.000 TL yerine 25.000 TL'lik kredi sözleşmesinin davacıya imzalattırıldığı, davalının davacıyı yanıltmak suretiyle basiretli bir tacir gibi davranmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/979, K. 2016/3578, 1 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama