KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/2540 E., 2018/5846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde gelen olmadığından, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, menfi tespit davasıdır. Bu tür davalarda olumsuz tespite yönelik hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, (1) nolu bendde aynı zamanda olumlu tespite yönelik hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Mahkemece 02.07.2013 tarihinde 121.600,00 TL bedelli senet yönünden davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş ise de, davacı yararına kötü niyetli takip tazminatına hükmolunmamıştır. İşbu karar davacı vekilince temyiz edilmediğinden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece bu husus gözetilmeden davalı aleyhine kötü niyetli takip tazminatına hükmolunması doğru görülmemiştir.
4-Dava konusu 121.600,00 TL bedelli bono ile ilgili takibin 21.600,00 TL üzerinden devamına karar verilmiş olması, eldeki davanın niteliği itibariyle doğru değildir.
5-Öte yandan dava konusu 23.200,00 TL bedelli diğer bono hakkında redde yönelik verilen daha önceki karar maddi anlamda kesinleşmiş ise de, şekli anlamda bozulduğundan bu bono ile ilgili karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması da isabetli olmamıştır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/2540, K. 2018/5846, 15 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama