KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/2828 E., 2019/3120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirketin davacı aleyhinde keşidecisi davacı şirket lehtarı davalı olan 06/09/2011 tanzim 25/10/2011 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 06/09/2011 tanzim 14/11/2011 vade tarihli 8.123,00 TL bedelli bonolara dayanarak icra takibi başlattığını, bono üzerinde imzası bulunan dava dışı ...'in davacı şirketi temsile yetkili eski yönetim kurulu başkanı olduğunu ileri sürerek, takip konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İnş. San. Ltd. Şti. vekili, taraflar arasında süreklilik arz eden bir ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu senetlerin davalı şirketçe yapılan imalatların bedeli olarak faturalandırılmamış alacağa ilişkin olarak verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, senetlerin düzenlendiği tarihte dava dışı ...'in davacı şirketi temsile yetkili olduğu, davacının takip konusu senetlerin bedelsiz olduğuna dair iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve asıl alacağın %40'ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Davanın müddeabihi 18.340,00 TL olup hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre davanın reddi nedeniyle davalı lehine 2.220,80 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 3.668,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/2828, K. 2019/3120, 13 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama