KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/3554 E., 2019/4896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen davanın kısmen kabulüne yönelik 30.11.2016 gün, 2015/2039 E.-2016/2004 K. sayılı hükmün istinaf kanun yolu incelemesi sonunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın davacılar vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davacı ... ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davaya konu senedin teminat amacıyla boş olarak imzalanarak davalıya verildiğini, senet üzerinde tanıkların isimlerinin de bulunduğunu, davalının kötü niyetli olarak senedi takibe koyduğunu, diğer davacı ...'un kefaletinin eşinin rızası olmadığından geçersiz olduğunu belirterek davacıların takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, %20 kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalıdan borç istediğini, davalının da verdiğini, karşılığında dava konusu senedin düzenlendiğini, davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, davanın tanıkla ispat edilemeyeceğini, davacı aval verenin eş rızasının alınmasına gerek olmadığını belirterek davanın reddini ve en az %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, senedin teminat amacıyla verildiği ve bedelsiz olduğu nedenine dayanılarak açılmış bir menfi tespit davası olduğu, ispat yükünün davacılarda olduğu, senedin talil edilmediği, ispat yükünün yer değiştirmediği, imzaların inkar edilmediği, aksinin yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, senedin teminat amacıyla verildiği konusunda herhangi bir delil bulunmadığı ve davanın ispatlanamadığı ancak icra dosyasında istenen faizin senedin vadesinden takip tarihine kadar hesaplanandan fazla olduğu anlaşıldığından davanın yalnızca fazla hesaplanan ve talep edilen 5553,68 TL işlemiş faiz yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, TTK'nın 778. maddesi delaletiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken 702/1. maddesine göre davacı ...'un senette aval sıfatıyla imzasının olmasına, aval veren kişinin, kimin için taahhüt altına girmişşe aynen onun gibi sorumlu bulunmasına, TTK'nun bu özel düzenlemesi karşısında TBK'nın 584. maddesinin uygulanamayacak olmasına, HMK'nın 200. maddesine göre senedin değeri itibariyle tanık dinlenmesinin mümkün bulunmamasına,
davacıların borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin talepleri içinde, çoğun içinde azı vardır kuralı uyarınca faize ilişkin itirazın da olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/3554, K. 2019/4896, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama