KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/3594 E., 2017/7248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mah. Sıf.
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl davalı-birleşen davacı vekilince süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olması üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde asıl davacı-birleşen davalı vekilleri Av. ... ve Av... ile asıl davalı-birleşen davacı vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl davacı-birleşen davalı vekili, müvekkilinin davalıya toplam 799.908,70 USD ön ödeme yaparak gemi sacı temini talebinde bulunduğunu, ödemenin ardından taraflar arasında uyuşmazlık çıktığını ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalıya ödenen 799.908,70 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.
Asıl davalı-birleşen davacı vekili, taraflar arasında proforma fatura imzalanarak alım satım akdinin kurulduğunu, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davacı-birleşen davalının proforma faturadaki bedelleri ödememesi nedeniyle davacı-birleşen davalının özel siparişi üzerine üretilip teslim almaktan imtina ettiği malların 3. şahıslara daha düşük bedelle satılmak zorunda kalındığını savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise 1.387.523,41 USD'nin davacı-birleşen davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacı-birleşen davalının 799.908,70 USD kısmi ödeme yaptığı, buna karşın davalı-birleşen davacının BK 68. maddesinde düzenlenen kısmi ödemeyi red ve sözleşmeden dönme hakkını kullanmadığı, ayrıca BK 106. maddesinde öngörülen haklarını kullanabilmek amacıyla bakiye borcunu ödemesi için uygun bir süre tanıma yoluna da gitmediği,
davalı-birleşen davacının malı teslim borcunu ifada temerrüde düştüğü, BK 107. maddede düzenlenen sözleşmeden dönme hakkını kullanma koşullarının oluştuğu, davacı-birleşen davalının ödemiş olduğu bedelin iadesini talep hakkının doğduğu, davalı-birleşen davacının kendi edimini ifada temerrüde düşmüş olması nedeniyle herhangi bir talepte bulunamayacağı, ayrıca malın 3. şahıslara daha düşük bedel ile satışından dolayı zarara uğradığını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/3594, K. 2017/7248, 25 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama