KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/3644 E., 2019/962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmelere istinaden davalıya ödemeler yapıldığını, davalıya fazladan ödeme yapıldığının tespit edildiğini ve davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek,davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle 47.000,00TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava taraflar arasındaki iş sözleşmesi uyarınca davalı şirkete yapılan fazla ödemeler nedeni ile davalıdan bu ödemelerin tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı kooperatifin davalıdan dava tarihi itibarı ile 48.447,55 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava fazla ödeme iddiasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki akdi ilişkide karşılıklı edimler incelendiğinde hizmet, satış, üyelik devri, nakit, çek ile ödeme gibi karmaşık birden çok ifa şekli öngörüldüğü görülmektedir. Bu durumda taraflardan birinin fazla ödeme yaptığını kesin net ve açık rakamlarla ispat etmesi ilişkinin karmaşıklığına göre oldukça güç olduğundan iddiaya göre borçlanmadığı edimi kendi isteği ile yerine getiren davacının, davayı usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı görülmekle, mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/3644, K. 2019/962, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama