KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/3832 E., 2019/951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2019
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
DavacıYapı ve Kredi Bankası A.Ş. vek. Av. ... ile davalı ... vek. Av. ... arasında görülen dava hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 17/12/2015 tarihli ve 2014/449-2015/1244 E.- K. sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 23/03/2017 tarihli ve 2016/8200-2017/2431 E.-K. sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, bu sözleşmenin kefili olan davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davalı tahkikat aşamasında cevap dilekçesini ıslah ederek kredi sözleşmesindeki kefaletle ilgili sorumlu olduğu azamî miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefile ilişkin yazıların kendi el yazısı olmadığını savunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup 583/1 maddesine göre, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz ve kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
18/09/2012 sözleşme tarihi itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlükte olduğundan bu Kanunun 583. maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği gerektiğinde grafolojik inceleme yapılarak saptanması gerekirken davalının ıslah ile değiştirdiği savunması üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve Dairemizin bu kararı onaması doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 23/03/2017 tarihli ve 2016/8200-2017/2431 E.-K. sayılı onama kararının kaldırılarak açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/3832, K. 2019/951, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama