KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/4234 E., 2019/1139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı tarafından ilaç üretimi yapıldığı, ilaçların kutusunun üretimi hususunda davalı ile sözleşme imzalandığı, siparişi verilen ilaç kutularının karıştığı, davalının bu hatalı uygulamasının ilaç dağıtımından sonra fark edildiği ve dağıtılan ürünlerin kontrol ve toplanması için yapılan çalışmalardan dolayı davacının zararının oluştuğu, davalının fatura alacağına dayalı başlattığı icra takibine itiraz sonucu görülen itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre davalının kusurunun olduğunu belirterek meydana gelen zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının üretici değil tedarikçi olduğu, ilaç kolilerinin denetiminden davacının sorumlu olduğu ve davacının muayene-ihbar yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediği, davacının satım konusu ürünleri teslim aldığı halde bedelini ödememesi üzerine davalı tarafından açılan itirazın iptali davasının davacı aleyhine sonuçlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, açık ayıp niteliğindeki kutuların yanlış tedariki hakkında davacı alıcının süresinde dile getirilmiş bir ayıp ihbarı bulunmadığı, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin itirazın iptali davasında savunma olarak dile getirildiği hâlde mahkemece yerinde görülmediği, bu durumda itirazın iptali davasındaki kesinleşen hüküm ile davacı alıcının aynı sebebe dayalı olarak tazminat isteme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/4234, K. 2019/1139, 25 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama