KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/4313 E., 2019/2060 K.·19. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2019
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı ... Paz. Dağ. ve Tic. Ltd. Şti. vek. Av. ... ile davalı ... Faktoring Hizmetleri A.Ş. vek. Av. ... arasındaki çek istirdatı davası hakkında ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen 11.112014 gün ve 2014/369 E. - 2014/385 K. sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 27.04.2017 gün ve 2016/2469 E. - 2017/3394 K. sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava; zayi nedeniyle kambiyo senedinin iptali nedeniyle açılan davanın yargılaması esnasında hamilin ortaya çıkması üzerine davacıya verilen mehil üzerine açılmış olan çek istirdatı davasıdır. Bu davada ispatlanacak olan vaka çeki zayi ettiğini iddia eden tarafın elinden rıza dışı çıktığını ve sonuçta hamilin eline geçmekle beraber davacının hamile nazaran üstün hakkı olduğunu ispatlamasına bağlıdır. Davacı bunu ispatladığı takdirde çekin son meşru hamili olacağından doğal olarak çekin kendisine iadesi gerekmektedir. Yerel mahkeme kararının açıklanan bu gerekçelerle onanması gerekirken bozma ilamının 2 nolu bendi gereğince bozulduğu görülmekle davacının karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dava, 6102 sayılı TTK’nun 792. maddesine (Eski TTK’nun 704. maddesine) dayalı çek istirdadı talebine ilişkindir.
Eski TTK’nun 704. maddesi ile aynı şekilde bu hususu düzenleyen mer’i 6102 sayılı T.T.K.’nun 792. maddesi şöyledir:
“Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.”
Böyle bir davada ispat yükü, dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu ve bu çekin rızası dışında elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, çeki elinde bulunduran davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerekir.
Somut olayda; dava konusu çekte davacı lehtar ve birinci ciranta, davalı faktöring şirketi ise çeki muhatap bankaya ibraz eden son hamildir. Ancak arada bu çeki faktöring sözleşmesi gereğince faktöring şirketine ciro ve temlik eden bir ciranta daha vardır.
Davacının lehtarı olduğu çekini çaldırdığı ve birinci cirantanın ciro imzasının ona ait olmadığı anlaşıldığından, kendisinden sonra gelen dava dışı ara cirantanın çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu kabul edilebilir ise de son hamil olan davalı faktöring şirketinin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu ispat edilebilmiş değildir.
Bu itibarla davanın, genel kurallara göre reddedilmesi gerekir.
Ancak davalı faktöring şirketi bu çekin ifade ettiği alacağı faktöring sözleşmesi gereğince alacağın temliki hükümlerine göre temlik aldığından, davacı temlik eden dava dışı ara cirantaya karşı ileri sürebileceği hususları temlik alan davalıya karşı da ileri sürebilecektir.
Bu nedenle mahkemenin kararı sonucu itibariyle doğru olmuştur.
Ancak Dairemizce davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile mahkeme kararının gerekçesi yukarıda açıklandığı gibi düzeltilerek onanması gerekirken mahkeme gerekçesi aynen benimsenerek verilen kararın onanmasını doğru bulmadığımdan saygıdeğer çoğunluğun onama gerekçesine muhalifim.27.03.2019
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/4313, K. 2019/2060, 27 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama