KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/4430 E., 2019/4914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen davanın kabulüne yönelik 2015/774 esas ve 2016/788 karar sayılı ve 14.12.2016 tarihli hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı banka ile davalı arasında 16.03.2015 tarihli bir protokol imzalandığını, davalının protokolü hem kendi adına, hem de yetkilisi olduğu dava dışı şirket adına borçlu sıfatıyla imzaladığını, borçlular tarafından ilk iki taksitin ödenmesine rağmen, diğer taksitlerin ödenmediğini, alacağın muaccel hale geldiğini, bunun üzerine davacı banka tarafından takip başlatıldığını, davalının borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının protokolü şahsen borçlu olarak imzalamadığını, yetki itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, dava ve takip konusu edilen protokolün birinci sayfasında borçlu olarak davalının yetkilisi olduğu dava dışı şirketin yazıldığı, protokolde borçlu olarak davalının bir sıfatının bulunmadığı, protokol içeriğinde davalının garantör veya kefil sıfatından bahsedilmediği, açıklanan sebeplerle davalının anılan protokol hükümleri çerçevesinde borçlu olduğunun kabul edilemeyeceği, ancak davacının takibe girişmekte kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, takip ve dava konusu protokolde davalının herhangi bir sıfatla sorumlu olacağı bağlamında bir ibarenin geçmediği, açıklanan bu durum karşısında ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/4430, K. 2019/4914, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama