KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/5 E., 2017/6316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde gelen olmadığından, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkilleri hakkında icra takibine konu edilen senedin müvekkillerinin murisi tarafından, üzerine 2.500 TL yazılı, diğer kısımları boş bir şekilde teminat amaçlı olarak davalıya verildiğini, müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen davalının bononun bedel hanesini 25.000 TL olarak tahrif ederek ve boş kısımlarını anlaşmaya aykırı olarak doldurarak, icra takibine giriştiğini, senedin tanzim tarihinin senedin dış bölümüne yazılmış olması nedeniyle kambiyo senedi vasfını yitirdiğini ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin teminat senedi olduğu iddiasının doğru olmadığını, senet üzerinde tahrifat yapılmadığını, davacıların senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı olarak ispat etmesi gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bononun teminat amaçlı verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, bedelsizlik iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, ... C. Başsavcılığı'nın 2015/3537 sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Raporu'nda bono üzerinde tahrifat bulgusuna rastlanmadığı ve imzanın davacılar murisi eli ürünü olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/5, K. 2017/6316, 26 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama