KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/5344 E., 2019/2986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının usul bozmasına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine 26.04.2008 düzenleme tarihli ve bedeli rakamla “200,00 YTL” yazı ile “iki yüz bin” olarak yazılan, keşidecisi müvekkillerinin murisi olan babalarının olduğu senede dayalı olarak icra takibi yapıldığını, ancak senetteki imza unsuru dışındaki unsurların sonradan ve gerçeğe aykırı doldurulduğunu belirterek, icra takibine konu alacak nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımından sonra açıldığını, davalının senet nedeniyle alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın irade fesadı hallerine dayandığını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39. maddesine göre davanın öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği davacıların ödeme emrini tebliğinden itibaren 1 yıl içinde dava açmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02/10/2014 tarih 2014/9698 Esas -2014/14562 Karar sayılı ilamı ile ''Davacılar,
takip konusu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ve bunun yanında da miras bırakanın zaafiyetinden yararlanılarak düzenlendiğini birlikte ileri sürerek İİK'nun 72. maddesine dayalı olarak işbu davayı açmıştır. Hal böyle olunca İİK'nun 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasında, istirdat davası hükümleri ayrık olmak üzere zamanaşımı için herhangi bir düzenleme öngörülmemiştir.
Mahkemece işin esası incelenerek bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığından bahisle davanın reddi isabetsizdir.'' denilerek yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve miras bırakan zaafiyetinden yararlanılarak düzenlendiği konusunda ispat vasıtası getirilemediği, davacıların kardeşi olan davacı tanıklarının beyanlarının duyuma ilişkin olduğu, somut olgulara dayalı olmadığı,davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/5344, K. 2019/2986, 7 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama