KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/5359 E., 2019/1839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/192-2016/443
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, tarafların evli olduklarını, 17/10/2005 tarihinde boşandıklarını, boşanmadan önce ... Huzurevi Yaşlı Bakımevi Reh ... Ltd. Şti. adlı şirketi birlikte işlettiklerini,davacının eski eşinin aralarında dava konusu senedinde bulunduğu birtakım senetleri işyerinin işleri için kullanmak üzere aldığını, takibe konu edilen senet üzerinde bulunan yazıların hiçbirisinin müvekkiline ait olmadığını, gerçek düzenleme tarihinin 2006 yılı öncesi olduğunu,
davacının davalıya borcunun bulunmadığını belirterek davacının elinden hile ile alınan veriliş amacına uygun kullanılmayarak uzun yıllar bekletildikten sonra tümüyle dolandırıcılık amaçlı olarak fahiş bir rakamla ve tüm unsurları sonradan doldurulmak suretiyle Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2015/628 sayılı dosyasından takibe konu edilen 800.000,00 TL bedelli senetle ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hükümsüzlüğü istenilen bononun aksinin yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, davacı borçlunun %40'dan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, senetteki imzanın inkarı söz konusu olmayıp, üstündeki yazıların davalı tarafça anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının kanıt yükünün davacıda olduğu, davacı taraf senetteki yazılarla imzaların eş zamanlı olmadığı hususunun tespitine yönelik olarak yapılan incelemede, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsünce mürekkep yaş tayininin tespitinin mümkün olmadığının, standart bir analiz yöntemi geliştirilmediğinin bildirildiği, senedin bedelsiz olduğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/5359, K. 2019/1839, 20 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama