İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/838 K.2018/3582

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-birleşen dosya davacısı vekilince…

Esas2017/838Karar2018/3582Tarih26 Haziran 2018Okuma5 dk · 923 kelime

KÜNYE

19. Hukuk Dairesi 2017/838 E., 2018/3582 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tic. Mah. Sıf.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

923 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-birleşen dosya davacısı vekilince duruşmalı olarak, davalı-birleşen dosya davalısı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-birleşen dosya davacısı vek.Av. ... ile davalı-birleşen dosya davalısı vek. Av....'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında 06/11/2012 tarihli prefabrik mermer işletmesi yapımı sözleşmesi imzalandığını, işin 60.000,00 TL + KDV bedelle yapılması için anlaşma yapıldığını, iş bedeli olarak müvekkili tarafından 40.000 TL ödeme yapıldığını ve davalıya verilmiş vadesi gelmemiş üç adet bono bulunduğunu, işin teslim edilmesi gereken tarihin 19/12/2012 tarihi olduğu halde davalının işi gereği gibi yapmadığını, eksik ve kusurlu işlerin varlığı nedeniyle 09/01/2013 tarihinde ...

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/3 D.iş nolu dosyası üzerinden delil tespiti yaptırdığını, bu tespite göre davalının ayıplı ifası için %25 tenzilat yapılması (17.700,00 TL) gerektiğinin tespit edildiğini ve davalının işi süresinde davacıya teslim etmediğinden davacının yaklaşık 15.000,00 TL zararı bulunduğunu, davalı tarafından tebliğ edilen faturanın noter kanalıyla iade edildiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya teslim ettiği 06/11/2012 tanzim tarihli toplamda 30.800 TL bedelli 3 adet bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, davalı tarafça yaptırılan delil tespiti neticesinde alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, bilirkişinin işin uzmanı olmadığını, taşıma ve montaj esnasında bir kısım ufak tefek çatlak ve kırıkların meydana gelebileceğini, bunların düzeltilmesi için müvekkili firma elemanlarının davacı işyerine gittiğinde davacının ifaya engel olduğunu, tespit yaptırıldıktan sonra izin vermesi üzerine müvekkili tarafından birtakım tamirler ve rotuşlar yapılarak gerekli düzeltmeler yerine getirildiğinden tespit bilirkişi raporunda ifade edilen bedel tenzilinin kabulünün mümkün olmadığını,

mahallinde yeniden keşif yapılması gerektiğini, yapı denetim firması tarafından olumlu rapor verildiğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirdiğini, davacının talebinin 15.000,00 TL olmasına rağmen 30.800,00' lik bono bedeli için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep aşımı niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında prefabrik depo yapımı hususunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin sözleşme bedeli olarak davalıya 6 adet 06/11/2012 tanzim ve 30/05/2013 tarihinden başlayan birer ay vadeli toplam 59.200,00 TL bedelli 6 adet bono verdiğini, davalının verilen senetler karşılığında herhangi bir mal vermediğini ve iş yapmadığını, senetlerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, taraflar arasında iki adet sözleşme olduğunu, bu sözleşmelerden birisine istinaden davacının ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E.2013/90 sayılı dosyasına dava açtıktan sonra sanki o davanın devamı gibi bu davayı açtığını, oysaki bu davanın konusunun farklı işlere ilşikin farklı bir sözleşme olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, davacının işin bedelini ödememek için bu davayı açtığını, iş tamamlandıktan sonra ufak tefek rotuşlar için müvekkili çalışanlarının inşaata gittiğinde davacının müvekilli çalışanlarını inşaata sokmadığını, tespit dosyası keşfi yapıldıktan sonra müvekkilini aradığını ve eksik işlerin yapılmasını istediğini,

müvekkilinin edimin sözleşmeye uygun ifa ettiğinden hakedişin gerçekleştiğini ücret alacağının doğduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, asıl davaya ve birleşen davaya konu sözleşmelerin aynı yerde farklı imalatlar yapılmasına ilişkin olduğu, 1. sözleşmeye konu senetlerin vade tarihlerinin bittiği tarihte ikinci sözleşmenin senetlerinin vadelerinin başladığı, her iki sözleşme uyarınca verilip dava konusu yapılan senet bedellerinin toplamının 90.000,00 TL olduğu,

mali müşavir bilirkişinin ibraz ettiği rapora göre tarafların defter ve kayıtlarında davacının davalıya 90.000,00 TL senetli borcunun bulunduğunun anlaşıldığı ve yine alınan bilirkişi raporuna göre davalının davacıya yaptığı imalatlarda ayıp ve eksiklikler bulunduğu,

bu ayıp ve eksikliklerin giderilmesi için KDV dahil 20.650,00 TL harcama yapılması gerektiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerle tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek şartıyla asıl dava konusu yapılan toplam 30.800,00 TL bedelli 3 adet bonodan dolayı davacının davalıya 20.650,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, birleşen davanın reddine ve senetlerin tahsilatının tedbiren durdurulması nedeniyle %20 tazminata karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında iki ayrı eser sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşme karşılığı bonoların verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık yüklenici tarafından işin ayıpsız ve eksiksiz olarak imal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi uyarınca iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirmek ve ayıbı varsa bunu uygun süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.

Mahkemece söz konusu madde uyarınca davacı tarafından davalıya usulüne uygun ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığının re'sen araştırılması gerekir. Davacı tarafından davalıya yapılan işteki ayıpların tespit edilerek usulüne uygun olarak ihbar yapılıp yapılmadığı üzerinde durulup; eksik işlerin ise nelerden ibaret olduğu tespit edilerek bu eksik işler için ihbar yapılmaksızın zamanaşımı süresi içinde talepte bulunulabileceği gözetilmelidir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda her iki sözleşmeye konu imalatların nelerden ibaret olduğu incelenmemiş, yapılan incelemede hangi işlerin eksik hangi işlerin ayıplı olduğu belirtilmemiştir. Eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınamaz. Mahkemece yeni bir bilirkişi heyeti ile yerinde keşif yapılıp ve rapor alınarak asıl ve birleşen davaya konu olan her iki sözleşmedeki imalatların yapılıp yapılmadığı, eksik ve ayıplı imalatlar olup olmadığı, bedelleri de tespit edilerek yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak davacının tüm talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 1.350,00'şer TL duruşma vekalet ücretinin tarafların bir diğerinden alınıp yek diğerine verilmesine, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 26/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/838, K. 2018/3582, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/838
Karar No
2018/3582
Tarih
26 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2017/838 K.2018/5878
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/839 K.2018/3516
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2017/839 K.2018/5877
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2017/840 K.2018/5876
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/842 K.2018/3322
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2017/842 K.2018/5875

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.