KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/24 E., 2019/1720 K.·19. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/48-2016/71
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabûlüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalının bağımsız müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak cari kredi ilişkisinden doğmuş ve doğacak borçlara şahsî teminat verdiğini, kefalete ilişkin kısımları davalının kendi imzası ile doldurup imzaladığını, dava dışı şirkete kullandırılan kredinin geri ödenmemesi sebebiyle çekilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğundan bahisle itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, banka yetkililerinin davalıya kefil olunacak miktarı bildirmediklerini, davalının genel kredi sözleşmesinde yazılı meblağ için kefilliğinin sözkonusu olmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesinde aranan unsurların eksik olduğunu, davalıdan alınan kefaletin geçerli olmadığını, talep edilen asıl alacak ve işlemiş faiz ile faiz oranlarının fahiş olduğu savunmasıyla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının sözleşmedeki imzaları inkâr ettiği ancak yaptırılan bilirkişi incelemesinde imzaların davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, davalının bu nedenle ödenmeyen kredi borcundan sorumlu olduğu, takip tarihi itibariyle bankaya olan borç miktarının hesaplattırıldığı ve davalının takibe itirazının kısmen haksız olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabûlüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/24, K. 2019/1720, 18 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama