KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/2485 E., 2019/3304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı, ...isimli iş yerinden işyeri sahibi olan arkadaşı tarafından kendisinin bilgisi ve rızası dışında kredi kartından 6.000,00 TL çekildiğini, kredi kartı sliplerindeki imzanın kendisine ait olmadığını,kredi kartı limiti bulunmasına rağmen davalı bankanın yapılan alışverişlerde limit aşımına izin verdiğini,bilgisi dışında yapılan işlemler dolayısıyla davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davalıya 6.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davada hukuki yarar bulunmadığını, davacının iddialarına konu olayda davalı bankanın sorumlu olmadığını bu hususun ceza kovuşturmasına konu olduğunu, davada husumetlerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davacının iddia ettiği kredi kartı slip üzerindeki imzanın davacının imzasından farklı olmasının sebebinin,davacının kredi kartını ve şifresini harcamanın yapıldığı üye iş yeri sahibine vermiş olması nedeniyle söz konusu harcamanın bir başkası tarafından yapılmış olmasından kaynaklandığı,
bu nedenle, davalının bu konudaki itirazının davalı banka tarafından dikkate alınmamış olmasının uygun bulunduğu,davacının taraflar arasında akdedilen Kredi Kartları Üyelik Sözleşmesi'nin 8. maddesi ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 16. maddesine aykırı davrandığı ve kendisine ait kredi kartının başkası tarafından kullanımında ağır ihmalinin bulunduğu,
5464 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca, kart hamilinin yapacağı bildirimden önceki yirmi dört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan 150 Yeni Türk Lirası ile sınırlı olma şartının uygulanmaması ve meydana gelen zararın tamamından sorumlu olması gerektiği ve olaya hukuki açıdan bu yönüyle bakıldığında da davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/2485, K. 2019/3304, 20 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama