İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/3513 K.2019/430

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine…

Esas2018/3513Karar2019/430Tarih23 Ocak 2019Okuma4 dk · 778 kelime

KÜNYE

19. Hukuk Dairesi 2018/3513 E., 2019/430 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ocak 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

778 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı .... ... Ltd.

Şti. arasında imzalanan 20/12/2010 tarihli 300.000.-TL bedelli genel kredi sözleşmesini ve kredinin teminatı olarak alınan 10/12/2010 keşide tarihli ödeme günü belirli olmayan 400.000.-TL’lik bonoyu davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, bu kredi sözleşmesi ile ilgili herhangi bir borcun kalmadığını, daha sonra dava dışı asıl kredi borçlusu şirket ile davalı banka arasında 19/03/2013 tarihli 300.000.-TL’lik genel kredi sözleşmesi ve ekinde kredi teminatı olarak 19.03.2013 keşide tarihli 300.000.-TL bedelli bono imzalanarak dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını,

bu krediye şirket müdürü ve bir şirket ortağının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attıklarını, ancak sözleşme ve kredinin teminatı olarak alınan bonoda davacının imzasının bulunmadığını, kredi taksit ödemelerinde gecikme olması üzerine davalı bankaca 18/05/2014 tarihli yazı ile davacıya borç miktarının 156.854,74.-TL olarak bildirildiğini, bu bildirimden sonra davacı tarafından davalı bankaya sehven ödemeler yapıldığını, davacının daha sonra söz konusu yazıda belirtilen borcun kefil olarak imzalamadığı krediden kaynakladığını öğrendiğini,

davacının kefil olarak imzalamadığı 19/03/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi ve kefil olarak imzaladığı ancak karşılığında hiçbir borcu bulunmayan 10/12/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi ve bu kredi sözleşmesi ekinde kredi teminatı olarak alınan 10/12/2010 keşide tarihli 400.000.-TL’lik bono sebebiyle davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile borçlu olmadığı halde sehven ödediği tutarların davalı bankadan ödeme gününden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdatını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dışı asıl kredi borçlusu şirket ile davalı banka arasında imzalanan ve davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığı 10/12/2010 tarihli 300.000.-TL bedelli genel kredi sözleşmesinden doğan kredi borcunun yapılandırılması için 19/03/2013 tarihli 300.000.-TL’lik genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, dolayısıyla yeni bir krediden doğan borcun söz konusu olmadığını, kredi borcunun kaynağının ilk genel kredi sözleşmesi olduğunu ve davacının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak borçtan sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen bu kararın temyizi üzerine Dairemizce 2016/2500 E. - 2016/10140 K. sayılı, 06.06.2016 tarihli bozma ilamında, davanın davalı banka tarafından ihtarname yolu ile istenenen 156.868,74.-TL'den ve verilen 400.000.-TL tutarlı bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu, toplam dava değerinin de buna göre 556.868,70.-TL olduğu, davacının ise dava değerini 156.868,70.-TL olarak gösterdiği, harcı da bu miktar üzerinden yatırdığı, mahkemece, davacıya eksik harcı tamamlatmak üzere kesin süre verilip, harcın tamamlanması halinde yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı şirket ile davalı banka arasında 2010 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede ve sözleşmenin teminatı olarak alınan 400.000.-TL bedelli bonoda davacının kefil olarak imzasının bulunduğu, daha sonra dava dışı şirket ile davalı banka arasında 2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmenin teminatı olarak alınan 300.000.-TL bedelli bonoda davacının kefil olarak imzasının bulunmadığı, ikinci sözleşme kapsamında alınan kredi ile 2010 tarihli kredi borçlarının kapatıldığı,

bu kredi borcunun kapanması nedeniyle 10/12/2010 tarih 400.000.-TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava dışı Cem ...

Ltd Şti ile davalı banka arasında imzalanan ikinci genel kredi sözleşmesinde ve bonoda davacının kefil olarak imzasının bulunmaması nedeniyle ikinci kredi sözleşmesinde davacı tarafından ödenen taksit miktarları toplamı olan 97.992,15.-TL’nin avans faizi ile birlikten davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 19/03/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden dolayı davacının davalıya 58.795,51 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, davalı banka tarafından davacıdan istenen 156.868,74.-TL kredi borcu ve 400.000.-TL’lık teminat bonosundan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkemece, davacının bonodan dolayı menfi tespit talebinin kabulüne, krediden dolayı da borçlu olmadığının tespiti ile bu kredi borcu nedeniyle davalı bankaya ödenen 97.992,15.-TL’nin davalı bankadan istirdatına karar verilmiştir, bu karar davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Mahkemece, menfi tespite bağlı olarak istirdat kararı verilmişse de, dosya içerisinde bulunan ödeme dekontlarından, bu ödemelerin sadece bir kısmının davacı tarafından yapıldığı, diğer ödemelerin dava dışı borçlu şirket ve dava dışı gerçek kişi tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının menfi tespit talebinin aynen kabulü ve sadece davacı tarafından yapılan ödemelerin istirdatına karar vermek gerekirken, davacı tarafından yapılmayan ödemelerin de davacıya ödenmesi şeklinde istirdat hükmü kurulması doğru olmamış, hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte belirtildiği üzere davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtildiği üzere hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/3513, K. 2019/430, 23 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3513
Karar No
2019/430
Tarih
23 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/3514 K.2019/494
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/3515 K.2019/97
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/3515 K.2019/520
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/3515 K.2019/467
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/3517 K.2019/388
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/3521 K.2019/640

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.