KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/364 E., 2018/4653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının usul yönünden bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak, davalılar vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av..... ile davalılar vek. Av. ... Arpocı'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılar murisi ... tarafından davacı hakkında icra takibine konu edilen 30/12/2011 vadeli 350.000,00 USD bedelli ve davacının yurt dışında bulunduğu bir zamanda tekstil firmasına verilmek üzere şirkete bırakılan senedin davacıya ait şirket çalışanlarının rızası hilafına zorla alındığını ya da senedin sahte olarak üretilmiş olabileceğini ileri sürerek davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senedin ve takibin iptaline, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafın senedin yağması iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacının elden aldığı paralar karşılığı dava konusu senedi verdiğini savunarak davanın reddi ile %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava konusu senedin zor kullanılarak davacının işyerinden alındığı iddiası ile ilgili olarak yapılan şikayet sonrasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ayrıca davalılar murisi ... hakkında açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan açılan davada, ...'nun vefat etmesi nedeniyle düşme kararı verildiği, bononun zorla alındığına dair dinlenilen tanıkların davacının kardeşleri olması ve anlatılan olayın hayatın olağan akışına uygun düşmemesi nedeniyle itibar edilmediği,
davacının senedin teminat senedi olarak boş ve imzalı bir biçimde verildiğini usulünce ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, davacı hakkındaki takibin HMK'nin 209/1. maddesi gereğince verilen ihtiyati tedbir kararı ile durdurulduğu için İİK'nin 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilemeyeceği için bu yöndeki talebin de reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/364, K. 2018/4653, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama