KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/3649 E., 2019/190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacının, ticari ilişkiden kaynaklanan alışveriş neticesinde dava konusu çeki aldığını, yetkili hamili olduğu çekin karşılığı olmadığını öğrenince kendinden önceki cirantaya ve keşideciye müracaat ettiğini, keşidecinin, ödeme süresini biraz uzatmaları durumunda ödeme yapabileceğini söyleyerek çeki davacıdan aldığını, ancak ödeme günü geldiğinde çeki vermediğini, çekin tarihinin değiştirilip davalı şirkete verilmesi sebebiyle davacının alacaklısı olduğu çekin borçlusu durumuna getirildiğini belirterek, davalı tarafından davacı hakkında başlatılan takip nedeniyle davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cirantanın kendisinden önceki borçluya ve senedi düzenleyen kişiye karşı olan defilerini 3. kişi olan davalı şirkete karşı ileri süremeyeceğini, dava konusu çekteki imzaya itiraz edilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu çekin davalı şirket kayıtlarında, dava dışı Kılavuz .... A.Ş. ödemesi olarak 20/10/2013 tarihinde kaydedildiği, davacı şirket ticari defter kayıtlarında ise 26/09/2013 tarihinde dava dışı ... ... Ltd. Şti. olarak kaydedildiği, ancak ciro silsilesine göre çekin Klavuz ... A.Ş.'den davacıya geçtiğinin anlaşıldığı, davalı şirket kayıtlarında çekin dava dışı Kılavuz ...
A.Ş.’nden gelmiş gibi kayıtlara intikal ettirilmiş olmasına rağmen çek arkasındaki ciro silsilesi incelendiğinde davalı şirketin, davacıdan sonra yer aldığı, davalı vekilinin 30/06/2016 günlü duruşmada, dava konusu çeki davalı şirketin ticari ilişki nedeniyle, dava dışı Klavuz ... A.Ş.’nden aldığını beyan ettiği, davalı vekilinin beyanı ve davalının ticari defter kayıt ve belgelerine ve ciro silsilesine göre, davacının, Klavuz ....
A.Ş.’ne borçlu değil, aksine alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Bursa 6. İcra Müdürlüğü’nün 2015/393 E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen 30/11/2014 keşide tarihli, 25.000.-TL bedelli çek ve ferileri yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödenen bedelin istirdatına, davalının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/3649, K. 2019/190, 16 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama