KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/457 E., 2018/6191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı banka ile davalı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, davalı ...' un üretici kart kullanımından kaynaklı borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla davalılar hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2014/2997 E. nolu dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, istenen faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların davacı bankaya olan borçlarını ödemedikleri gerekçesiyle, 16.600,00 TL asıl alacak, 6.710,55 TL kat tarihi itibariyle işlemiş faiz, 1.065,83 TL KKDF, 342,38 TL takip tarihi itibariyle temerrüt faizi, 352,65 TL gider vergisi olmak üzere 25.071,41 TL'lik kısma yönelik itirazın iptaline, alacağın belirlenmesi yargılamaya muhtaç olduğundan davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava kredi sözleşmesi vu bu sözleşmeye kefaletten kaynaklanan alacağa yönelik itirazın iptaline ilişkin olup, dava konusu borç kefalet sorumluluğu kapsamında likit (öngörülebilir, bilinebilir) mahiyette bulunmakla, davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu talebin reddi doğru görülmemiş ve bu durum bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/457, K. 2018/6191, 29 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama