KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/48 E., 2018/3598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükümlerin asıl ve birleşen dosyada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen dosya davacısı vekili Av. ... gelmiş, başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl davada davacı vekili, davacı banka ile dava dışı İmga şirketi arasında yapılan genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmediğini, bunun üzerine hesabın kat edilerek davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen, davalı davaya cevap vermemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davacı banka ile dava dışı ... şirketi arasında yapılan genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmediğini, bunun üzerine hesabın kat edilerek davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen, davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı banka ile dava dışı İmga şirketi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalıların müteselsil kefil olarak imzaladıkları, asıl borçlu şirketin kullandığı ve ödemediği kredilerden dolayı davalı kefillerin sorumlu oldukları miktarların alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile tespit edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosyada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın Yargıtay’a gelmesinden sonra, asıl ve birleşen dosya davacısı vekili ile asıl ve birleşen dosyalar davalılarının ayrı ayrı verdikleri dilekçelerde, davalıların eldeki itirazın iptali davalarına konu takiplerdeki itirazlarını geri aldıklarının bildirildiği anlaşılmış olup, bu dilekçelerdeki beyanların değerlendirilerek, işlem yapılması ve karar verilmesi için mahkemece asıl ve birleşen dosyada verilen hükümlerin bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/48, K. 2018/3598, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama