KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/49 E., 2018/5542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı asilin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirketin davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yaptığını, takibe dayanak bonolarda keşideci olarak görünen davacının lehtar ...’a herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı ...’ın bonoları kendisinin yöneticisi olduğu davalı şirkete ciro ettiğini, bonoların bedelsiz olduğunu ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, kötü niyet tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında davacı tarafça, taraflar arasında düzenlenmiş olan 26.12.2011 tarihli dava konusu takipten vazgeçileceğine dair protokol imzalandığı belirtilerek davanın kabulü talep edilmiştir.
Davalı vekili, iddiaların mesnetsiz olduğunu, yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini ve inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Yargılama devam ederken sunulan protokolün davalı şirket temsilcisi tarafından imzalandığını ancak protokoldeki davadan feragat şartının gerçekleşmediğini, protokolün buna göre değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen protokole göre davacı şirketin borçlu sıfatının sona ermiş saymak gerektiği, protokole konu olan senetlerin davalı şirketin taraf olmadığı hisse devri ilişkisi için verildiği, bu senetlerin verilmesi ile birlikte davacının dava konusu senetlerden de borçlu olmayacağı, ayrıca protokolde dava konusu takipten vazgeçileceğinin kararlaştırıldığı, bu ilişki ile davacı şirketin borçlu sıfatını taşımadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/49, K. 2018/5542, 7 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama