KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/688 E., 2019/612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2019
- Mahkemesi
- 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası hakkında Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen davanın reddine yönelik 22.12.2012 gün, 2014/765 E.-2016/286 K. sayılı hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.12.2012 tarih, 2014/765 E.-2016/286 K. sayılı kararının kaldırılmasına,
dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine yönelik kararın davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar Bölge Adliye Mahkemesi’nce HMK’nun 353-1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak dosya davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
HMK’nun 353/1-a-6 maddesi, “Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.” halini geri çevirme sebebi saymıştır.
Halbuki ilk derece mahkemesince gösterilen deliller hiç toplanmamış ve hiç değerlendirilmemiş değildir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak eksik hususların kendisi tarafından tamamlanması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekir.
Ne varki Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu kararı HMK’nun 353/1-a-6 maddesinin yanlış uygulanmasına dayanmasına rağmen nihai bir karar değildir.
HMK’nın 361. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri’nin sadece nihai kararlarına karşı temyiz yolu açık olduğundan bu husus bozma sebebi yapılamamış ancak HMK ile getirilen yeni kanunyolu sisteminin gelişmesi için sadece eleştiri konusu yapılmıştır.
Netice itibariyle temyize konu edinilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin olduğundan davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/688, K. 2019/612, 6 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama