İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/1641 K.2020/1248

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacı ... yönünden hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden davanın kabulüne yönelik olarak…

Esas2019/1641Karar2020/1248Tarih24 Haziran 2020Okuma3 dk · 531 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2019/1641 E., 2020/1248 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Haziran 2020
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

531 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacı ... yönünden hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün kesinleşmesinden sonra davacı ... vekili tarafından tebliğatın usulsüz olduğu gerekçesiyle kararın temyiz edilmesi üzerine temyiz isteminin süresinde olmadığından temyiz isteminin reddine dair verilen 12/02/2019 tarihli ek kararın davacı ... vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- KARAR -

Davacılar vekili; davacıların davalı banka ile dava dışı bir şirket arasında 2006 yılı Mayıs ayında akdedilen 150.000,00 TL'lik genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladıklarını, daha sonra asıl borçlu şirket yetkilisi ile davalı bankanın anlaşması sonucu 18/09/2007 tarihli 300.000,00 TL limitli yeni bir kredi sözleşmesi akdedildiğini ve davacıların imzası taklit edilerek sözleşmenin kefil sıfatıyla davacılar adına imzalandığını, borcun ödenmemesi sebebiyle davalı banka tarafından borçtan sorumlu olmayan davacılar hakkında icra takibi yapıldığını belirterek davacıların icra takibi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; banka alacağının davalı tarafından temlik alındığını, davacıların iddiasının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan delillere göre, 18/09/2007 tarihli ve 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesindeki davacılara atfen atılmış bulunan imzaların davacıların eli ürünü olmadığının tespit edildiği, takibe konu edilen kredilerin imzası inkar olunan bu sözleşmeden kaynaklanan borçlar olduğu anlaşılmış ise de takipteki borç miktarının inkar olunmayan sözleşmedeki kefalet limiti dahilinde kaldığı, davacıların kefaletinin ise 818 sayılı BK'nın 494. maddesi uyarınca sınırlı olmayan zaman için verilen kefalet kapsamında bulunduğu,

banka ile kredi borçlusu arasındaki kredi ilişkisi tamamen sona ermemişse bir tarihte borcun sıfırlanmasının kefili kefaletten kurtarmayacağı, davacıların borç sona erdiğinde kefaletten vazgeçtiklerine ilişkin davalı bankaya yapılan bir bildirimde bulunduklarını iddia ve ispat edemedikleri, sona ermemiş kefalet nedeniyle davacılarca imzalanmış olan 23/05/2006 tarihli sözleşme kapsamında davalıların kefaleti devam ettiğinden davacıların talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,

hüküm davacılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2014/6850 esas ve 2014/9818 karar sayılı ve 26.05.2014 tarihli bozma ilamı ile “Dava konusu kredinin davacıların kefalet imzalarının bulunmadığı 18/09/2007 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı yerel mahkemenin kabulündedir. Davalı bankaca hüküm gerekçe yönünden temyiz edilmemiş, sadece davacılardan ... hükmü temyiz etmiştir.

2007 tarihli sözleşmede kefaleti bulunmayan temyiz eden davacının o sözleşmeye dayanılarak açılan krediden dolayı kefalet sorumluluğu bulunmadığı gözetilmeden mahkemece yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar neticesinde, davacı ... yönünden hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, bu hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce 2016/10518 esas ve 2017/1491 karar sayılı ve 27.02.2017 tarihli ilamı ile hüküm onanmış, davalı vekilin karar düzeltme istemi ise Dairemizce 2017/2877 esas ve 2018/5034 karar sayılı ve 17.10.2018 tarihli ilamı ile reddedilmiştir.

Mahkemece verilen karar bu şekilde kesinleştikten sonra bu kez davacı ... vekili tarafından gerekçeli karar tebliğinin eski vekile usulsüz olarak tebliğ edildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunulmuş, mahkemece davacının temyiz talebinin süresinde olmadığından dolayı reddine dair ek karar verilmesi üzerine, verilen bu ek karar davacı ... vekilince temyiz edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 12/02/2019 tarihli ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden ...'dan alınmasına, 24.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2019/1641, K. 2020/1248, 24 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1641
Karar No
2020/1248
Tarih
24 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2019/1642 K.2020/2914
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/1643 K.2020/3511
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2019/1645 K.2020/2872
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/1648 K.2020/1128
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/1653 K.2020/3455
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2019/1657 K.2020/2875

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.