KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2019/274 E., 2020/1386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- ...Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülmekte olan alacak davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda davanın reddine yönelik olarak verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı Av. ...’nın geldiği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı şirketin, şirket birleşmeleri sonucunda ...şirketinin halefi olduğunu, adı geçen şirketin 2008 ve 2009 yıllarında davalıya 31 adet fatura karşılığı 2.051.459,30 USD değerinde top kağıt sattığını, malların davalıya konsinye olarak gönderildiğini, fatura ve konişmentolarda davalının konsinye aldığının açıkça belirtildiğini, davalının kendisine emanet edilen malları ...'deki ... Ltd şirketine göndermesi gerekirken, her nasılsa Türkiye'de gümrükten çekerek millileştirip tasarruf ettiğini, davalıya gönderilen ihtarnamelere rağmen davalının malların bedelini ödemediğini ileri sürerek 2.051.459,30 USD'nin dava tarihinden itibaren bankaların ABD doları mevduatına uyguladıkları en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen alacakla ilgili olarak davalı şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporlarına göre, gümrük beyannameleri ve konişmentolar üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafça davalıya yapılan doğrudan bir satışın bulunmadığı, davacının malları dava dışı ...Ltd şirketine sattığı, bu şirketin de davalıya sattığı ve satış bedellerinin de dava dışı ...Ltd şirketine ödendiği, her ne kadar bu iki şirketin yetkililerinin aynı olduğu iddia edilmiş ise de, bunların tüzel kişiliklerinin farklı olduğu,
davacı tarafca bu malların dava dışı ...Ltd şirketine gönderilmek üzere davalıya gönderildiği iddia edilmiş ise de, aslında bunun tam tersinin söz konusu olduğu, ithal işleminin davalı ...Ltd şirketinden yapıldığı, davacının bir alacağı varsa, dava dışı ...Ltd isimli şirketten olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşmazlık konusu malların faturalarında alıcı olarak davalının gösterildiği, konişmentolarda da alıcı olarak davalı şirketin adının yazılı olduğu, konişmentoların cirosuz olmasının sebebinin, bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere konsinye olarak bankanın görünmemesinden kaynaklandığı, konsinye olarak banka gösterilmediğinden banka cirosunun gerekli olmadığı, gönderici emrine yazılı konişmentolarda malın acente vasıtalarıyla ithalatçıya gelmesi ile birlikte ithalat işleminin tamamlanmış olduğu, malı ihraç eden ülkenin Kanada, ticaret yapılan ülkenin İngiltere, ithalatçı ülkenin ise Türkiye olduğu,
faturaların davalı şirket adına tanzim edildiği ve dava konusu malın İngiltere'ye gideceğine dair bir kaydın bulunmadığı, davacının muhatabının davalı şirket değil dava dışı ...Ltd şirketi olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2019/274, K. 2020/1386, 9 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama